Haymarket’ten Bugüne Mücadele Sürüyor!

İşçiler olarak bir toplumsal güç hâline gelemediğimiz ve devrimci bir alternatif oluşturamadığımız koşullarda sömürünün giderek derinleştiğini, kapitalist paylaşım savaşlarının kontrolden çıktığını ve ekolojik yıkımın büyüdüğünü görüyoruz. Egemen sınıfın insanlığa ve dünyadaki tüm canlı hayata yıkımdan başka bir şey vaat etmeyen, çürümüşlüğü tümüyle açığa çıkmış olan bu düzeni sürdürebilmek için baskıyı artırmaktan başka şansı yok. Yaşadığımız coğrafyada bu gerçekliği tüm sıcaklığıyla yaşıyoruz. Bu koşullarda geçirdiğimiz 1 Mayıslar, işçi sınıfı ile kapitalist sınıf arasındaki çatışmanın sıcak anları olarak yaşanıyor.

Otonom İşçi Birlikleri olarak mücadeleye başladığımız 2024 yılından bu yana 1 Mayısları, bu gidişata dur demek ve tersine çevirmek için ihtiyaç duyduğumuz kitlesel, politik ve militan bir sınıf hareketi yaratma gerekliliğinin bir parçası olarak ele alıyoruz. Bürokratik ve uzlaşmacı sendikal anlayışın gerçek yüzü görüldükçe, bu anlayışın örgütlü ve örgütsüz kesimlerde giderek daha fazla karşılık bulduğunu da görüyoruz.

Bir önceki seneden çıkarılan deneyimlerle bu 1 Mayıs’ta ortaya çıkan birleşik mücadele zemini, Taksim hedefine yönelik kitlesel ve militan bir çıkış için önemli bir kırılmaydı. Bu aynı zamanda işyerlerinde ortaya çıkan öfkeyi ve genel olarak toplumsal mücadele dinamiklerini bastırmaktan başka bir işlevi kalmamış olan DİSK’in başını çektiği “dörtlü”nün (DİSK, KESK, TMMOB, TTB) ve etrafında kümelenen reformist solun 1 Mayıs alanını dayatmayla belirlemesinin boşa düşürülmesi açısından da önemli bir kırılma anı olmuştur.

Kuşkusuz kitlesel, politik ve militan bir sınıf hareketi yaratma hedefinin hâlâ çok uzağındayız ve eksik bıraktıklarımızı görüyor, hatalarımızdan ders çıkarıyoruz. Ancak birçok şehir ve sektörde neredeyse ardı ardına gerçekleşen fiilî grevler ve işçi direnişleri, bu hedefin gerçekleşmesinin koşulları olduğunu gösteriyor. Bizler de edindiğimiz deneyimlerle mücadeleyi daha sağlıklı bir zeminde sürdürmeye, işyerleri ve bulunduğumuz her alanda örgütlenmeye, mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. Tüm emekçileri mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz.

Taksim’i ve daha fazlasını birlikte kazanacağız!
Gücümüz birliğimizden gelir!

Otonom İşçi Birlikleri